top of page

şair zati sokağında sevdiğim o kedi, ersin kartal

  • 18 Tem
  • 1 dakikada okunur

‘çünkü varlığı bana acı veren her neyse

anlamı kısıktıran bir yara izine dönüyordu zamanla’


İşte bu da oldu

Buldun o hep aradığını bilmediğin sokağı

Çöküp oturdun içinin tüm kaldırımlarına birden


Eskiler olsa buna kaybundelafend derlerdi

Hiç görmediğin

Ama özlemini çektiğin o yere varınca 

çöküp oturduğun o ilk anlar

fakat eskiler yok artık


oysa senin bir taşın vardı

rüyalarından çıkarttığın

kocaman kartallar çağırtan o kahvereng

nerede olsan bulup seni koruyan

bir ucundan taa dünyanın diğer ucuna bakırtan


benim öyle bir taşım yok oysa

rüyalarım sıradan

beni küçükken dinlediğim nenniler koruyor yalnızca

ucundan açla kemirdiğim keçiboynuzları

yatağımın altındaki şeytanı kovmaya diye okuduğum yalan yanlış dualar

eskiler olsa buna gülerlerdi

benimse tüylerim ürperiyor


tüylerim ürperiyor çünkü

gün geçmiyor ki gün geçmiyor

atları düşlüyorum gün geçmiyor

dağları düşlüyorum rüyalarımı

şair zatideki o kara yağız kediyi düşlüyorum

pıtırak dalamış ayaklarını

gün geçmiyor


partiler kanununu düşlüyorum

küfür gibi bir şiir kötüsü çocukluğumu

ilhan berk’i, ece ayhan’ı düşlüyorum

senden daha feci bir aşk duyana kadar sessiz kalıyorum 

gün geçmiyor


annemi düşlüyorum

geçmez yaratanımı

trenler geçiyor 

eşyalar dökülüyor büyük kaldırımların kalbine doğru

gün geçmiyor


Zarifoğlu bazı geceler sessiz bir hayvana dönüşüyor

Uzanıp buzdan bir sabaha sarkıyor başım

Eşim dostum düşmanım sevdiğim arkadaşım-

Gün geçmiyor


Oysa senin bir taşın vardı

Benim öyle bir taşım yok

Benim hiç alınmamış okul formalarım var

sınanmış vertigolarım

içinden asfalt geçen bir şiirim

birbirine yapıştırırım diye evde biriktirdiğim 63 tane taşım var

ve hiç çocukluk arkadaşım


sana bir kez olsun gerçekten varırsam

şöyle bağırırdım; kaybundelafend


ersin kartal



2023, şiir ölmedi, hakları saklıdır. ah poetik.

bottom of page